☁19°GAZİANTEP

Güneydoğu’nun hububat ihracatı 9 ayda %5,6 arttı

Bölge, 9 ayda ihracatını %5,6 artırarak 2,8 milyar dolara çıkardı ve Türkiye hububat ihracatında %30,9 pay aldı. Eylülde 300,3 milyon dolarlık satış yapıldı.

Güneydoğu’nun hububat ihracatı 9 ayda %5,6 arttı
4 dk okuma

Güneydoğu Anadolu, yılın ilk dokuz ayında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatını %5,6 artırarak 2,8 milyar dolara taşıdı. Bölge, Türkiye’nin toplam hububat ihracatında %30,9 payla liderliğini korurken, yalnızca eylül ayında 300,3 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi.

9 ayın dökümü: ürünler, miktarlar ve pazarlar

Miktar bazında bakıldığında, Ocak-Eylül döneminde ihracat %3,7 artışla 3,3 milyon tona ulaştı. Bu süreçte 931,1 bin ton makarna, 568,6 bin ton buğday unu ve 338,6 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi. Gelir tarafında ayçiçek yağı öne çıktı; bu kalemde ihracat %26,1 artışla 563 milyon dolara yükseldi. İkinci sıradaki makarnada ise %13,1’lik artışla 502,7 milyon dolar gelir elde edildi.

Pazar kırılımında Orta Doğu ilk sırayı koruyarak 1,2 milyar dolara yaklaşan bir hacim oluşturdu. Afrika ülkelerine yapılan toplam ihracat ise 984 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece bölge, hem geleneksel ana pazarlarında hem de farklı gelir gruplarına sahip ülkelerde talebe uyum sağlayan ürün karmasıyla rekabet gücünü sürdürdü.

Kadooğlu: Talebin niteliği ve pazar dinamikleri belirleyici

İhracat sonuçlarını değerlendiren TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, performansı yalnızca toplam değer üzerinden okumanın yeterli olmadığını vurguladı:

“Sektörün ihracat performansının gerisinde, ülkeden ülkeye değişen farklı dinamikler bulunuyor. Çünkü bölgesel savaşların gölgesinde farklı pazarların talep yapıları, tüketim tercihleri ve dış ticaret koşulları birbirinden belirgin biçimde ayrışıyor. Özellikle satın alma gücü, dövize erişim ve temel gıdaya olan ihtiyaç gibi unsurların öne çıktığı hassas ekonomilerde, ithalat eğiliminin farklılaştığını görüyoruz. Afrika’da bazı ülkelerde döviz likiditesinin zayıflamasıyla temel gıda niteliğindeki un ve bitkisel yağlara yönelimin güçlenmesi, buna karşılık daha yüksek katma değerli ve ambalajlı ürünlerde alımların daha temkinli hale gelmesi bunun somut örneklerinden biri. Bu nedenle ihracat stratejimiz içinde yalnızca ticaret hacmine değil, o hacmi oluşturan talebin niteliğine de odaklanmamız gerekiyor. Farklı gelir gruplarına, tüketim alışkanlıklarına ve ekonomik koşullara sahip pazarlardaki değişimi hızlı okuma özelliğiyle öne çıkan bölgemiz, ürün ve ihracat tercihlerini şartlara göre şekillendiriyor.”

“Değişen ticaret koşullarına hazırlıklı olmaya çalışıyoruz”

Kadooğlu, hedef pazarlardaki gıda ve ticaret politikalarındaki değişimlere de dikkat çekti:

“Başlıca ihracat pazarlarımızın bazılarında ithalatın finansmanı ve ödeme koşulları yeniden düzenlenirken, bazıları gıda ürünlerinde yerli üretimi güçlendirecek politikalar geliştirmeye çalışıyor. Farklı coğrafyalarda yeni üretim kapasitelerinin devreye girmesi, bugüne kadar ithalata dayalı olan ticaretin yönünü değiştirme potansiyeli taşıyan önemli bir unsur. Irak’ta ithalat vergilerinin sevkiyat öncesinde peşin ödenmesine ilişkin yeni uygulama, Cezayir gibi bazı ülkelerin makarna ve bisküvi gibi ürünlerde yurt içinde üretimi teşvik eden yaklaşımı veya Mısır’ın buğdayın hem üretimini hem de ithalatını artırarak un ihracatını özellikle Doğu Afrika’ya doğru büyütme hedefi, birbirinden farklı olmakla birlikte bağlantılı bir dönüşüme işaret ediyor. Bu gelişmeleri, gıda arzının ve ticaretinin ülkelerin kendi öncelikleri doğrultusunda yeniden şekillendiği daha geniş bir sürecin parçaları olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu yüzden hangi pazarda hangi ürünle, hangi ticaret modeliyle ve nasıl bir yerel rekabet ortamı içinde varlık göstereceğimizi bugünden öngören bir ihracat stratejisi geliştirmeye çalışıyoruz. Güneydoğu’nun farklı coğrafyalardaki güçlü pazar birikimi ve deneyimiyle bu dönüşümü yakından izleyerek ticaretin değişen şartlarına hazırlıklı olmaya devam etmek istiyoruz.”

Bölgenin üstünlüğü: Esnek ürün karması ve hızlı uyum

Veriler, Güneydoğu’nun hem hacim hem de değer bazında istikrarlı artışını sürdürdüğünü gösteriyor. Bölge, temel gıda ürünlerinde talep dalgalanmalarını yakından izlerken, un ve ayçiçek yağı gibi stratejik kalemlerde artan ihtiyaca yanıt veriyor; makarnada ise ölçek ve etkin dağıtım ağı sayesinde rekabet avantajını güçlendiriyor.

Orta Doğu ve Afrika’daki talep farklılaşmalarına göre ürün miksini revize edebilme kabiliyeti, ihracatın sürdürülebilirliğinde belirleyici rol oynuyor. Kadooğlu’nun da işaret ettiği gibi, satın alma gücü ve finansman koşullarındaki değişimlerin etkisi, şirketleri fiyat, ambalaj ve sevkiyat modellerinde daha esnek çözümler üretmeye yöneltiyor. Bu yaklaşım, bölgenin Türkiye genelindeki payını %30,9 düzeyinde tutmasına katkı sağlıyor.

Sonuç olarak, Güneydoğu Anadolu’nun yılın ilk üç çeyreğinde ortaya koyduğu performans; güçlü pazar bağlantıları, dinamik ürün yönetimi ve değişen ticaret kurallarına uyum kapasitesiyle destekleniyor. Eylül ayında yakalanan 300,3 milyon dolarlık ihracat ivmesi, kalan döneme dair temkinli ancak istikrarlı bir görünümü işaret ediyor.

Bu haber sizde ne hissettirdi?

Tepkinizi paylaşın. Seçiminizi değiştirebilirsiniz.

SIRADAKİ HABERGüneydoğu’nun hububat ihracatı 9 ayda yüzde 5,6 arttı
→

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Editörün seçtikleri

Tüm haberler →